Şekersiz ve Unsuz Hayatın 17. günü

Şekersiz ve unsuz beslenmenin 17. günündeyim.  Bugün bir hevesle tartıya çıktım hani  belki biraz bir şeyler vermişimdir diye. Ama o da ne daha önce verdiğim iki  kilonun 1 ini geri almışım. Yani 1 kilo almışım. Fizik, kimya , biyoloji  kanunlarına aykırı bu durum ama. Hani şu akıla gelebilir çok mu yedin?  Hayır çok yemedim. Önceki hayatıma göre çok ama çok sağlıklı hafif beslendim. Ama bu haksızlık. Ağlamak istiyorum. Tamam ben bu yola sağlık için çıktım kilo vermek ilk hedefim değildi fakat  bu kadarını da beklemiyordum açıkçası. Tam bir hayal kırıklığı oldu bende. Hatta bugün bir ara ofistekiler simit yerken yeter bee bende yiyeceğim diye şaha kalkar gibi oldum ama vazgeçtim tamamen sağlık için. Kilo kısmını geçersek onun dışında çok iyi. Günlük hayatta yaşadığım sıkıntılarımın çoğu hafifledi. Bir kere masa başında uyku hallerim ortadan kalkar gibi oldu. İlk hafta alerjik  durumum hafifledi ikinci hafta alerjim tekrar başladı. Bu sefer gün içinde neler yediğimi kayıt altına aldım fark ettim ki süt ürünleri alerjimi tetikliyordu.  E sağlıklı beslenmeye çalışınca mecbur süt ürünleri tüketiyorsunuz.  Yoğurt, peynir, süt tüketmeye başladım ki bunları önceden nadiren yerdim. Yemiş olayım diye yerdim ama şimdi artırdım. 3 gündür yoğurt süt tüketmedim alerjim yine geçti.

Yine aklıma geldi ben niye 1 kilo aldım (şuraya ağlayan smile koyacaktım ama yok )

Şekersiz Ve Unsuz 7 gün

İnternette şekersiz  21 gün, 2 ay ,1 yıl gibi yazılar varken benim 7 gün pekde kayda değer birşey değil aslında. Ama yine de yazacağım çünkü benim açımdan büyük başarı. Kahvaltıda bile bol şekerli gıda tüketen, gece yataktan kalkıp tatlı yiyen ben tam 7 gündür içinde şeker olan hiç birşey yemedi.  Bunun yanında  birde unlu gıdalar.  Aman Allahım nasıl mutluyum 🙂 

Keşke şekersiz ve unsuz hayatın bu kadar güzel olduğunu daha önceden bilseydim. Geç kalmış değilim tabi. Önemli olan sürdürebilmek. 

Hep dilimde kilo vermeliyim lafları dolanır durur. Kimine göre normalim ama ben bu halimi sevmiyorum. Daha çok yaşadığım yorgunluğu. Bir kat çıkınca nefes nefese kalmayı,oğlumla biraz bile oynarken yorgunluktan pes etmeyi sevmiyorum.  Son yıllarda baş gösteren alerjik durumda tam çileden çıkarıyordu beni. 24 saatin 18 saati hapşırırmı insan. Hep hapşırık 🤧 gece uykuda bile hapşırıyorum. 

Gelelim nasıl başladım bu duruma. Bir anda pat diye başladım bu diyete. Çok düşünmeye gerek görmedim. Çünkü ne kadar çok düşünürsem o kadar çok vazgeçecek bahaneler bulurdum kendime. En son kan tahlillerimde pek iç açıcı çıkmayınca en fazla kilo kaybederim dedim akşam saatinde uygulamaya geçtim. 

7 günün sonunda şunu gördüm. Yorgunluğum günden güne geçmeye başladı. Hep bir baş ağrısı olurdu o bir kaç gündür yok. Hapşırmalarım ciddi derecede azaldı ( herhalde unlu gıdalardan oluyordu). En can alıcı olay ise önceki akşam bir arkadaşa denk geldim ve aa sen makyaj mı yaptın dedi. Normalde hiç makyaj yapmadığımı. Hayır makyaj yoktu ama cildimin parladığını söyledi. Eve gelince cildimi inceledim göz altında lekeler vardı onlar kaybolmuş, alnım çenem sağlıklı parlıyordu. Bu kadar kısa zamanda bu kadar değişimi beklemiyordum açıkçası. 

Şimdi Canan Karatayın kitabına başladım ki iyice perçinlesin beni.  

Mutluluğumu da paylaştığıma göre kitabıma dönebilirim 😄 

Pirinç Deneyi

de46cb21-0cb8-4a52-8f01-5984d0ebe119

 

Beratla bir deney yaptık. 3 kavanoz. Kavanozlarda aynı ölçülerde pirinç ve çeşme suyu var. Her gün bir tanesine ” seni seviyorum ” dedik. Birine “ sen aptalsın“(bunu sadece ben dedim) , Berat ise ” sen çok yaramazsın” dedi. Üçüncü kavanozla hiç ilgilenmedik. Ve gelinen sonuç bu. 3 kavanoz görüntü olarak birbirlerinden farklı değişime uğradığı gibi kokularında farklılaştı.

Japon Dr Masaru Emoto’ nun pirinç deneyi diye biliniyor. İnternette bununla ilgili onlarca deney var.

Biz bu deneyi Berata kötü sözlerin ne kadar tehlikeli olduğunu göstermek için yaptık ama kendimizde bir çok ders çıkardık.

Kendine dahi olumsuz kötü laf etmeyeceksin

Bir şeyi 40 kere dersen olurmuş der büyüklerimiz. Canlı olarak gördük bu deneyle.

Görüldüğü gibi nasıl kararmış yeşil etiketli pirinçler. Çıkardığı kokuda ona keza berbat kötü bir koku. Aramızda kalsın öfkeli olduğum günlerde çok ağır şeylerde söyledim.

İlgilenmediğimiz ise hepsinden farklı. Kokusu da öyle değişik. Daha çok olduğu yerde çürümeye gitmiş gibi. Fotoğraflardan net belli olmuyor tabi.

Güzel sözler söylediğimiz ise suyu temiz kaldı. Pirinçler  diğerlerine göre berraktı. Kokusu ise kötüleşmedi. Deneyi erken bırakmasaydık çimlenme de olabiliyormuş. Yani yeniden doğuyor yenileniyor.

Güzel düşünelim. Güzel konuşalım. Sevgimizi gösterelim. İlgisiz kalmayalım.  Pilavlık pirinç bile iyi/kötü / ilgisizlik karşısında böyle tepki veriyorsa varın siz düşünün canlılarda nasıl etkiler kalıyor. Sadece insana değil canlı cansız herşeye saygılı olmalıyız.  Sevmeliyiz.  Bir kez geliyorsak bu hayata onu da hakkıyla yaşayalım. Bol kamu spotu içeren bir yazı oldu ama zaten bu deneyin amacı da buydu 🙂

Merhaba 

Çok uzun zaman oldu bloğuma uğramayalı. O kadar koptum ki uygulamayı bile silmişim telefondan. Bu kopuş sadece buraya özel değildi. Büyük bir kopuş yaşıyordum. Sosyal medya hesaplarımı sildim. Abone olduğum sitelerden  kendimi sildim. Tam bir tükenmişlik yaşadım. Ruhsal olarak çöküşteydim. Dibi gördüm bundan daha fazla karanlık Yok dedim ve yeniden tırmanma başlıyorum. Zor olacak yorucu olacak ama olacak bir şekilde. Işığa kavuşacam. Buraya iç karartmaya gelmedim tabi. Yeni bir başlangıç yapmaya geldim.  Nerden nasıl başlayacağımı tam olarak bilemeden bodoslama giriş yaptım 🙂  
 

Ramazan’da Çocuk Olmak

Benim çocukluğumda Ramazan’lar şöyle güzeldi böyle canlıydı diyemiyorum. Çünkü annem tek başınaydı. İki de küçük çocuk.  Oturduğumuz mahalle oldukça tenhaydı vs. Etraftan laf söz olur çekincesiyle çok temkinli davranırdı. Şükür ki evimiz bahçe içindeydi de ordan kurtarıyorduk.  O günlere dair hatırladığım Ramazan’lar sadece aç kalmaktı he birde unutup birşeyler yemeyi dilemekti 🙂 az dua etmezdim unutsam da birşeyler yesem diye. 

İstedim ki Berat bu zamanları güzel hatırlasın. Bizler kadar maneviyata bürünemez tabi ki ama az da olsa bu ayın özel olduğunu bilsin istedim.  İnstagramda son Zamanlarda Ramazan  hazırlıkları bolca yayınlanır oldu. Hadi tembel anne kalkta sende iki birşey yap dedim. 

Öyle birşeyler alayım telaşına düşmeden eldeki malzemelerle  yapmaya çalıştım. 

Her güne ait süpriz kutuları. İçlerinde küçük  oyuncaklar , mesaj , para çikolata gibi şeyler var. Berat’ın doğum gününde kullandığım Karton bardaklardan hazırladım.  Kağıttan kapaklar hazırlayıp yapıştırdım böylece bilemeyecekti içlerinde neler olacağını. Ama bu sabah hepsini açıp bakmış tabi afacan. 

Simli evalardan yıldızlar yapıp Berat’a astırdım. Giriş kapısınıda yıldızlar astık. Işıl Işıl oldu.  

Takvimi ise bu siteden indirdim. Daha bir çok güzel şeyler var.  Bugün için yarım gün oruç tut yazıyor ama biz tabiki uygulamadık onu. Berat için oldukça uzun bir süre. Onun yaşına göre değişiklikler yapıyorum. 

Bu arkadaşta ilk güne ait sürpriz kutusundan çıkan parmak kukla.  Aylar önce almıştım ama Berat hiç ilgilenmedi. Nedense dün akşam ilk kez görüyormuş gibi sevindi. Uzunca bir süre oynadı. Bunlardan sanırım 12 tane olacaktı. Hepsini kutulara sakladım.  Tiyatro sahnesi hazırlamayı planlıyorum.  Kuklalar tamamlanınca tiyatro oynayacağız. 

 

Bu çizelgeyi buradan indirdim. Buna benzer başka çizelgelerde var elimde ama nerden indirdiğimi bulamadım.  Bulunca onlarıda paylaşacağım. 

Neler Oluyor Bana ?

Son Zaman’larda iyi kötü bir çok şey yaşadık ailemizde. Yıllardır beklediğim Smmm ünvanına kavuştum ama tamda o dönemde ailemizin ortasına ateş gibi düşen kötü olaylardan sevinemedim bile. Neyseki herşey halloldu, kara bulutlar dağıldı. 

Dikişe biraz daha merak saldım. Pazardan ucuza aldığım kumaşlardan 3 etek 2 de elbise diktim.   Dikiş bloglarına taktım iyice.  Burda dergilerimi seviyorum çocuk gibi 🙂 

Berat’la ise durumlar pek iç açıcı değil.  Oyun gruplarına götürmeye çalışıyorum fakat ortama katılmıyor.  Özellikle dışarıda ağlama krizlerine giriyor ve ne yalan söyleyeyim tahammül etmekte zorlanıyorum.   Sürekli yüzünde gülümseme olan ” bugün çok eğlendik” mesajları atan anneler  nasıl başarıyorsunuz bunu.  Kıskanıyorum sizleri ciddiyim. Sabırlı olamıyorum. Yüzüm düşüyor hemen.   O bir çocuk o bir çocuk telkinlerinde bulunuyorum kendime  devamlı. 

Birde iş bulma derdine düştüm şimdi.  Nereye başvursam “deneyimli ” eleman istiyor. Yahu ben çalışmadan nasıl deneyim sahibi olabilirim ki. 

Çok negatif yüklü post oldu. 

Evimizin küçük bahçesinde yetişen vişne ağacımızla bitiriyorum. 

Hayırlı günler. 

Berat’ın 4 Yaş Kutlaması

İki hafta gecikmeli olarak bugün yaşgününü kutladık.  Tam bir ay öncesinden takvimde günleri saymaya başlamıştı Berat. Nihayet beklediği gün geldi çattı. 1 yaşındayken kutlama yapmıştık bir de şimdi. Her sene her sene gelemem bu kadar tantanaya. Her ne kadar az kişiyi çağırsam da bayağı bir zahmet oluyor. Yorgunluktan olsa gerek oldukça olumsuz bir şekilde başladım sanırım yazıya. 

Doğum günü temamız uzaydı. Temaya uygun birşeyler hazırlamaya çalıştım. 

Karton bardaklardan roketler yaptım. İçlerine fındık ve lokum Koydum. Ben çocuklar için hazırlamıştım ama büyüklerde afiyetle indirdi mideye 🙂

   
    

Yine kağıt tabaklardan uçan daireler yaptım.  

    

Ayrıca gelen küçük misafirlerimize hikaye kitapları hediye ettik. 

 

Bu da poz vermek istemeyen Berat. Kendisi hiç sevmiyor fotoğraf çekilmeyi. 

Bu büyük çerçeve de eskiden nevresim takımı kutusuydu.  Karatahta boyasıyla boyadım. İnternetten çıkardığım resimleri yapıştırdım. 

  
Menü klasik börek kısır şeklindeydi. Heves ettim ilk yaş kutlamasında olduğu gibi bu seferde pastayı kendim yaptım. Hatta öyle bir özgüvenle yaptım  ki iki katlı bir pasta çıktı ortaya.  Gel gelelim dış kaplaması istediğim gibi olmadı. Daha doğrusu el becerisi olmadığı için ortaya uydurma birşey çıktı. Ama lezzet olarak hiçte mütevazi olamayacağım on numara birşey oldu. Bizzat kendi kaynattığım sütlerin kaymaklarıyla hazırladım pasta kremasını. Bizim evde haftada ortalama 10 lt süt kaynar. Maşallah bir sürü de kaymak birikir üstünde. Bunları toplar çorbalarda hamur işlerinde kullanırım.  Ne övdüm yahu sütün kaymağını 😄 

  
Pastanın yanında görünen  parlak şeylerde meteor oluyor. Madem konumuz uzay meteorları da unutmamalıyız. Ama bizim bıcırlar bunları çikolata sanıp tek tek hepsini açtılar. 
Faydalandığım internet siteleri ; 

http://keyfekedersaatlerim.blogspot.com.tr/2014/06/uzaya-gidiyoruuuz.html?m=1

http://picklebums.com/space-crazy/
http://www.activityvillage.co.uk/space-room-decorations
Bir yaş gününü daha atlatmış bulunuyoruz.  Yorucu olması dışında sevdiklerimizle bir arada olmak çok güzeldi.  Ama bir 3-5 sene daha düşünmüyorum. 🤕😴

Sağlıcakla kalın 😊