Berat Okullu Oldu 

Ben çocuğumu asla 4 Yaşından önce anaokulu/ kreşe vermem diyen ben bu lafımı öyle güzel yuttum ki ben bile anlamadım. Büyük lokma ye büyük söz söyleme. Büyük büyük konuşan yüksekten atan ben imdat çığlıkları atarak apar topar bir okul buldum hemen yaz okuluna yazdırdım.  

Okula verme sebebim bir ay kalan sınavlarıma çalışmak ( kurs bitti kitaplar kapandı ) birde evde bunalan berata sosyallik kazanması için ortam sağlamaktı.  Iki aylık okul ama biz bir aylık kaydettirdik. Berat belki istemez ne  diye 2 ay para verelim diye düşündüğümüzden de olabilir. Serviste ayarladık.  

Haftalar öncesinden daha biz verelim mi vermeyelim mi aşamasındayken Beratı da ufaktan ufağa okula hazırlamaya başladık.  Orda kendi yaşıtları olduğundan, oyunlar, eğlenceler , vur patlasın çal oynasınlar bol olduğundan bahsettikte bahsettik.  Artık bizimki nasıl canlandırdıysa kafasında bir istekli bir istekli. Boyuna uygun şirin bir çanta , yüzme malzemeleri ( kıydık paraya yüzme dersi veren yere yazdırdık ) daha bir sürü ıvır zıvır aldık. Her alınan şeyde hevesi coşsun diye ballandıra ballandıra evde sergilendi. Gelenlere gösterildi. Maksat ufaklık parasını peşin verdiğimiz yere gitmekten vazgeçmesin.  

Beklenen gün geldi bizimki geçtiğimiz hafta başladı okula. Ilk üç gün bende gittim onunla nitekim gitmekte çok istekli ama henüz benden ayrılmaya hazır değil. 4. ve 5. günler ben gitmedim. Ama cuma günü okuldan geldiğinde bir daha gitmeyecem diye kestirip attı. Bayağı da ciddi.  Bizimki öğle uykularında hep bi itiraz halindeydi artık cuma günü canına tak etmiş. Ben gitmicem çünkü uyumak istemiyorum. Peki tamam dedim. Hafta sonunun tatil olduğundan habersiz masum kuzuma oyun yaptım ve  ben şimdi okulu arıyorum yarın gitmiyorsun dedim. Iki gün pek bi keyifli gitmediği için. Pazartesi günü geldiğinde yani bügün de gitmek istemedi. Hatta biraz ağladı da.  Öğretmeni ile görüştüm onu uyutmayacaklarının sözünü alınca gitmeye ikna oldu gibi. Ama hala beni de yanında istiyor. 

Gelgelelim bu yaş bir çocuk için doğru mu evden anadan ayrılması ( genelleme olarak değil tamamen özeleştiri olarak yazıyorum. Yazdıklarım ve vardığım sonuçlar sadece kendimizi bağlar. ) 

 Bir ay göndermekle yerinde karar vermişiz çünkü berat hazır değilmiş.  Çok severek takip ettiğim Adem Güneş ısrarla 4 yaş altı verilmemesi taraftarıydı bizde yaşayarak gördük. Kesinlikle haklı. Berat 38 aylık ( 1 yaşından sonra aylık hesaplamaları çok saçma bulmuşumdur. Fakat burda gerekli diye düşündüm ) daha küçük ve en azından 1 yıl daha  geçmesi gerektiğine vardık.  

Ilk gün bacakta morluk, 4. Gün burunda ufak bir morlukla geldi. Hepsi çocuk ve birbirlerine kaşla göz arasında zarar verebiliyorlar ve ben buna hazır değilmişim.  Bizimki kendini korumaktan habersiz bir şekilde sopayı yiyor geliyor. Oğlum sende patlatsana iki tane diyemiyorum. Diyemem ama için için de yiyorum kendimi.  

Birde hastalık konusu var. Sen bütün kışı turp gibi geçir okulun 3. günü akan bir burunla eve gel. Şehir efsanesi haline gelen okul hastalıklarıyla bizde ilk haftadan tanıştık. 

Güzel yanı yok mu kesinlikle var. Bir kere kendime zaman ayırdım. Uzun zaman sonra sadece kendim için zaman harcadım. Hiç birşey yapmayarak, yan gelip yatarak kafa dinledim bir süre. Vallahi ruha şifaymış.  Uzun zamandır anne ve eş rolünü üstlendiğimden kendim olmayı unutmuşum.  Bu rahatlığı görünce önümüzdeki dönem ver kreşe gitsin sende rahat et diyor iç sesim ama kıyamıyorum. Yok yahu daha çok küçük. Belki bir sonraki yıl.  

Bir güzel şeyde cuma günü okulda yaptığı çalışmaları getirince yaşadığım mutluluk. Allah’ım o karalamalar nasıl güzel geldi gözüme. 

  
Görmemişin oğlu karalamış tutmuş onu duvarına asmış 🙂 

İlerleyen dönemler okulla ilgili yazılar yazmaya devam edeceğim. Ben bilmem kaçıncı kez kararlarımdan dönüş yapacağım yaşayıp öğreneceğiz.  

Herkese hayırlı günler. Sağlıcakla kalın efendim.