İçe Dönüş

Son zamanlarda tuhaf bir ruh hali içindeyim. Bir günde dört mevsimi  yaşıyorum. Bir de bir yaş daha yaşlandım o da ayrı bir olgunluk getirdi sanki. Otuzlardan sonra içe dönüş başlarmış bazılarında. Bende öyle bir dönemden geçiyorum sanırım. Kendimi yeni yeni tanımaya başlıyorum. Sevdiğim ilgilendiğim bir çok şeyi aslında sevmediğimi farkettim.  Sürü psikolojisine uyup çoğunluğa göre şekil vermişim ilgi alanlarıma. Mesela bir zamanlar dinlediğim müzikleri şöyle bir gözden geçirdim de aslında onlar benim değil falanca falanca arkadaşlarımın sevdiği müziklermiş.

Kendimle ilgili birşey daha keşfettim bu süreçte ve bu beni şaşırtmıştı. Aslında ben kış mevsimini seviyormuşum. Bunda şaşıracak ne var ki diyebilirsiniz. Benim için dönüm noktası oldu bunu farketmem. Ne olduysa kış mevsimini sevdiğimi farketmemden sonra oldu.  

Etrafa farklı bakmaya, daha derin incelemeye başladım.  Mimikler, el kol hareketleri , tikler. Bir sürü bir sürü şey üşüşmeye başladı kafamın içine. 

Eskiden beri kalabalık , gürültülü ortamları sevmezdim ama hep birileri için katlanırdım. Fakat  artık sevdiklerim için bile tahammül edemiyorum.  Ayda bir gerçekleşen annemin günleri bile işkenceye dönüşmeye başladı benim için. Yalnız ve sessiz ortamlar arıyorum. Son zamanlarda istediğim tek şey  tam bir  sükunet. 

Günlerce kimseyle konuşmayayım kimseyi görmeyeyim ve kendi iç sesimi dinleyeyim. Bu şimdilik çok zor ama çok da arzuladığım birşey. Sanki bu gerçekleşirse birşeyler değişecekmiş hissine kapılıyorum. Dışarıda o kadar çok gürültü var ki kendimi duyamıyorum.   

Bir de yarış atı gibi koşturmacalar var.   Herkes ama herkes bir telaşe halinde. Her iş acele , herkes bir yerlere yetişme derdinde. Bende dahilim buna.  Bu telaşe de anı kaçırıyorum. Yediğim yemeğin tadını alamadan kalkıyorum masadan. Berat büyüyor ve ben çok şeyi kaçırıyorum. Güneş doğuyor, batıyor. Mevsimler değişiyor. bense artık dilimde tekerleme haline gelen zaman ne kadar hızlı geçiyor demekle yetiniyorum. Yavaşlamak, sakinlemek ve derin bir nefes alma ihtiyacı duyuyorum. sihirli bir düğme olsa da hayatı ağır çekimde yaşasam bazen. Sihirle falan olacak şeyler değil tabi bunlar. Birşeyleri dışarıdan beklemeye öyle alışmışım ki , kendi hayatımı aslında sadece kendim değiştirebileceğime inanamıyorum. Yorulmak toza bulanmak istemiyorum. Ama ben adım atmazsamda, daha çok istemediğim şeylere katlanacağımı ve kendi kendimi mutsuz edeceğimi de biliyorum. 

Biraz zamana ihtiyacım var. Ve bu zaman sonunda ben daha neler keşfedeceğim yaşayıp göreceğim. 

Güzel günler diliyorum herkese. 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s