70 Gün

Bugün şekeri ve unu bırakmamın 70. günü. Dün gece rüyamda içi akışkan çikolatayla dolu donutlar yediğimi saymazsak gayet başarılı gidiyorum.  Kaçamaklarım oldu tabi arada. Bir ısırık ıspanaklı börek gibi çok küçük ve bir elin parmağını geçmeyecek minicik kaçamaklar. Ama şekerli birşey tüketmedim hiç. Damağımda aramıyor tabi rüyalarımda deli gibi yiyorum 😄  

Bir önceki yazıda yazdığım gibi uykumda ciddi azalmalar oldu.  Bunu birazda  şekersiz beslenmeme bağlıyorum. Uyku ve yorgunluk halim kalmadı. Baş ağrılarım gitti.  Daha dinç hissediyorum. Bir de 3 hafta önce spora başladım yani spor salonuna yazıldım haftada 3 akşam gidiyorum.  Çok iyi geldi bedenime.  

Elimden gelse bütün şekerleri yok eder herkesi buna teşvik ederdim ama ne yazık ki gelmiyor.  En yakınımdakileri bile ikna edemiyorum henüz.   Bir de bu süreçte beni en çok rahatsız eden şey  “ye canım  birşey olmazcılar” oldu. Bir dersin iki dersin de ısrarla ye ye denmesi bir yerden sonra sinirlenmeme sebep oluyor. Bir de olayı “yaptığımı beğenmedin mi ” ye bağlayanlar var. Allah aşkına ısrar etmeyin. İstemiyorsam istemiyorumdur. Zaten yemek istesem çekinmem yerim. Bu konuda hiç çekinmem.   

Şekersiz ve Unsuz Hayatın 17. günü

Şekersiz ve unsuz beslenmenin 17. günündeyim.  Bugün bir hevesle tartıya çıktım hani  belki biraz bir şeyler vermişimdir diye. Ama o da ne daha önce verdiğim iki  kilonun 1 ini geri almışım. Yani 1 kilo almışım. Fizik, kimya , biyoloji  kanunlarına aykırı bu durum ama. Hani şu akıla gelebilir çok mu yedin?  Hayır çok yemedim. Önceki hayatıma göre çok ama çok sağlıklı hafif beslendim. Ama bu haksızlık. Ağlamak istiyorum. Tamam ben bu yola sağlık için çıktım kilo vermek ilk hedefim değildi fakat  bu kadarını da beklemiyordum açıkçası. Tam bir hayal kırıklığı oldu bende. Hatta bugün bir ara ofistekiler simit yerken yeter bee bende yiyeceğim diye şaha kalkar gibi oldum ama vazgeçtim tamamen sağlık için. Kilo kısmını geçersek onun dışında çok iyi. Günlük hayatta yaşadığım sıkıntılarımın çoğu hafifledi. Bir kere masa başında uyku hallerim ortadan kalkar gibi oldu. İlk hafta alerjik  durumum hafifledi ikinci hafta alerjim tekrar başladı. Bu sefer gün içinde neler yediğimi kayıt altına aldım fark ettim ki süt ürünleri alerjimi tetikliyordu.  E sağlıklı beslenmeye çalışınca mecbur süt ürünleri tüketiyorsunuz.  Yoğurt, peynir, süt tüketmeye başladım ki bunları önceden nadiren yerdim. Yemiş olayım diye yerdim ama şimdi artırdım. 3 gündür yoğurt süt tüketmedim alerjim yine geçti.

Yine aklıma geldi ben niye 1 kilo aldım (şuraya ağlayan smile koyacaktım ama yok )

Şekersiz Ve Unsuz 7 gün

İnternette şekersiz  21 gün, 2 ay ,1 yıl gibi yazılar varken benim 7 gün pekde kayda değer birşey değil aslında. Ama yine de yazacağım çünkü benim açımdan büyük başarı. Kahvaltıda bile bol şekerli gıda tüketen, gece yataktan kalkıp tatlı yiyen ben tam 7 gündür içinde şeker olan hiç birşey yemedi.  Bunun yanında  birde unlu gıdalar.  Aman Allahım nasıl mutluyum 🙂 

Keşke şekersiz ve unsuz hayatın bu kadar güzel olduğunu daha önceden bilseydim. Geç kalmış değilim tabi. Önemli olan sürdürebilmek. 

Hep dilimde kilo vermeliyim lafları dolanır durur. Kimine göre normalim ama ben bu halimi sevmiyorum. Daha çok yaşadığım yorgunluğu. Bir kat çıkınca nefes nefese kalmayı,oğlumla biraz bile oynarken yorgunluktan pes etmeyi sevmiyorum.  Son yıllarda baş gösteren alerjik durumda tam çileden çıkarıyordu beni. 24 saatin 18 saati hapşırırmı insan. Hep hapşırık 🤧 gece uykuda bile hapşırıyorum. 

Gelelim nasıl başladım bu duruma. Bir anda pat diye başladım bu diyete. Çok düşünmeye gerek görmedim. Çünkü ne kadar çok düşünürsem o kadar çok vazgeçecek bahaneler bulurdum kendime. En son kan tahlillerimde pek iç açıcı çıkmayınca en fazla kilo kaybederim dedim akşam saatinde uygulamaya geçtim. 

7 günün sonunda şunu gördüm. Yorgunluğum günden güne geçmeye başladı. Hep bir baş ağrısı olurdu o bir kaç gündür yok. Hapşırmalarım ciddi derecede azaldı ( herhalde unlu gıdalardan oluyordu). En can alıcı olay ise önceki akşam bir arkadaşa denk geldim ve aa sen makyaj mı yaptın dedi. Normalde hiç makyaj yapmadığımı. Hayır makyaj yoktu ama cildimin parladığını söyledi. Eve gelince cildimi inceledim göz altında lekeler vardı onlar kaybolmuş, alnım çenem sağlıklı parlıyordu. Bu kadar kısa zamanda bu kadar değişimi beklemiyordum açıkçası. 

Şimdi Canan Karatayın kitabına başladım ki iyice perçinlesin beni.  

Mutluluğumu da paylaştığıma göre kitabıma dönebilirim 😄 

Diyete Devam

Şifa verene şükürler olsun.
Her hafta yeni antibiyotik tedavisinr başladım. Bu sebeple diyeti bırakmak.zorunda kaldım.
Hastalıktan bir türlü gücüme kavuşup devam ettiremedim diyetimi. 
Neyse ki bugün bismillah deyip bıraktığım yerden başladim.
Çok umutluyum bu sefer gidecek bu kilolar. Oğlumun birinci yaşıni kutlarken eski ben olarak görünmek istiyorum. Fotoğraf makinalarindan kaçmadan bol bol çekilmek istiyorum.
Hayırlısi artık.

Diyete Mola

Bugün diyete ara vermek zorunda kaldım. 
Sabah şiddetli boğaz ağrısiyla uyandım.  Aslında heryerim ağrıyordu. Berata geçmesinden korktugumuz için dr Ye gittik. Bademcikler iltihap yapmış.
Antibiyotik aldık yine.
Emziren annelerin kullanabiliyormuş. En büyük korkum Berat’ında hasta olması. Ben bir şekilde iyileşirim kendime bakarım da o hasta olunca bütün evren arapsaçı gibi karışıyor.
Şükür annem bende Berata o baktı. Bende kendime. Tüm gün ağrı çektim.
Arada anneme acındırdım kendimi 🙂 biraz benimle de ilgilensin dimi .

Berat’ta ben öksürdükçe taklidimi yaptı. Canım bebeğim hasta annesini güldürdü tüm gün.

2. Gün

Sabah her zaman ki gibi önce beratın kahvaltısi için  yumurtayı suya koydum haşlamak üzere. Çayı demledim.  Ibrahimin kahvaltısı , Beratın kahvaltısı hazırlandı. Kendim için gerekli sabah iksirini çok sonra hazırlayabildim. 

Kendim dışında diğer işlerle o kadar çok meşgul oluyorum ki yapacaklarım hep aksıyor.

Gecikmeli de olsa kendi kahvaltımi yapabildim.
Ibrahim yine bu pazar bizimle olamadı işe gitti.
Sıkıcı yağmurlu pazar günleri yalnız hiç çekilmiyor . Tamam Beratım var ama onunla sohbet etmek imkansız 🙂 bi kere yerinde hiç durmuyor.  Sürekli etrafla ilgileniyor .

Sağolsun dostum, sevdiğim  Sermin bana sürpriz yapti. Arkadaşı Melek ile ellerinde küçük bir çikolatalı frambuazli pasta ile çıkageldiler.  Bende kilo verme sürecine başlamışken olmadı tabi bu 🙂

Sermin teyzesi çok özlemiş olacak ki bi an olsun bırakmadi Beratı.  Bayağı yordular. Beratta hiç şikayetçi olmadı. Halinden pek memnundu. Sürekli gülücükler attı .

Çaylar içildi pastalar yendi. 
Küçük masum bir dilim yedim. Yemeseydim günüm kötü geçerdi 🙂
Abur cubura hayır diyemiyorum en zayıf noktam bu olsa gerek. Kilolarıda bundan dolayı alıyorum .
Inşallah bundan sonra kaçamaksiz geçer.

1. gün

Güne canlı başladım. Uzun zamandır yapmadığım cilt bakımımı yaptım. Sağolsun Berat annesine 10 dk kadar izin verdi. Küçük beyin kahvaltısını hazırladım. Benim içmem gereken kürü de hazırladım. Beyfendiyi doyurduktan sonra kendi kahvaltımı yaptım. Arkasından bir bardak yeşil çay .

 

Ev işleri ile uğraşırken öğle zamanı geldi. O zamana kadar her şey güzeldi. Ne bir açlık nede halsizlik hissetmedim. Amma öğle sonrası midemde çanlar çalmaya başladı. Duymazlıktan gelmeye çalıştım, su içtim ama yok kanmıyor.  Mecbur ara öğünümü biraz artırdım. Akşamı zor ettim tabiî ki. Akşam yemeğinden sonra acıkmamak için bol sıvı tükettim.

 

Uyguladığım liste ünlü bir beslenme uzmanına ait. Emziren annelere uygun listeler hazırlamış. Burada o listeyi yayınlamam uygun olmaz. İsteyen olursa ona nerden bu listelere ulaşabileceklerini seve seve bildiririm.

 

Önümde uzun bir liste ve verilmesi gereken 15 kilo var.  Çıktık bir yola Rabbim utandırmasın.

 

Her şey iyi güzelde eşimin aldığı abur cuburlar aklımı çeliyor.

 

Pes etmek yok…

 

Kendime bir söz verdim ve o sözü tutmalıyım .