#40sabaherkenkalk

Barış Özcan’ı uzun zamandır YouTube ve İnstagram hesaplarından takip ediyorum. Paylaşımları oldukça kaliteli. Benim asıl söylemek istediğim ise paylaştığı bu video ile erken kalkmaya başlamam. Zaruri durumlar dışında 10-11 e kadar uyurum. Ama bu gidişe dur demeliyim dedim ve alarmı 07:00 a kurdum. İlk gün başarı ile uyandım. Başarı diyorum çünkü gerçekten büyük başarı benim için. İkinci gün uyanamadım çünkü bir önceki günden çok yorgundum ve geç yatmıştım. Aslında bunlar bahane olmamalı ama bahanem bunlar. Sıra 3. Güne geldi. Beratı da erken uyandıracağım artık. Çünkü geç kalkınca geç yatıyor akşamları. Bu da bizi çok yoruyor. Sözün özü artık bende #40sabaherkenkalk programına katıldım. Kayıtlara geçsin lütfen

Reklamlar

25/07/2017 günlüğü

Tüm gün beratla evin içinde bir o kanepe bir bu çekyat diyerek pandalar gibi yuvarlandık durduk. Allahtan benim ev serin (kışın dışarıdan daha soğuk oluyor). Soğuk su  ve dondurma ile beslendik tüm gün. Annem gezmelere gitti (yine) ev beratla bana kaldı. 

Evden çıkmadan önce annemin yaptığı bir tepsi böreğin yarısına gelmiştim ki bu yoğurtla güzel gider dedim koca bir kase yoğurt çıkardım yanına. Ben bir senedir boğazından tek lokma geçmemiş bir canlı türü gibi böreğimi yoğurda bandıra bandıra yerken telefon çaldı.  Evin babası aradı. Erken geliyorum hadi hazırlanın çıkalım dedi (aslında tüm gün akşama biryerlerde gidelim mesajlarıyla rahatsız ettim kendisini). Biz güle oynaya çıktık yola.  Yemek yedik. Gittiğimiz yer büyükçe bir açık hava tesisi yani bulmuşlar yeşilliği yayılmışlarda yayılmışlar. Masadan kalkıp çıkışa doğru ilerlerken bir ara berat gözden kayboldu.  Anlık birşey. Az önce oradaydı şimdi yok. Tam 5 dk koca alanda onu aradık. O 5 dk bana saatler gibi geldi. Otoparka arabanın yanına gitmiş.  Görünce niye kayboldun sen diye dövesim gelmedi değil. İçimde ki Türkişi anayı bastırıp titreyen bacaklarımı sakinleştirmeye çalıştım. Hala bile o korkuyu atlatamadım.  Evladı kaybolan ailelere Rabbim yardım etsin. Ömürden ömür gitti denir ya işte aynen öyle oldu. Yaşlandım çöktüm resmen bir anda.  

Şimdi mışıl mışıl uyuyor bense onu bana verene şükrediyorum. 

Günlük Yazısı

Bugün iki büyük kavgaya üstüne de kaymak niyetine dost kazığına şahit oldum.  En sondaki midemi biraz yaktı.  

Dün (yani pazar günü) tur şirketinin düzenlediği İstanbul Adalar turuna katıldım.  Berat ve annemle gittim. Çok ama çok sıcaktı.  Berat bir an olsun yerinde durmadı. Hep aldı başını yolun götürdüğü yerlere gitti. Tabi bende peşinde.  Gün boyu “berat gitme”berat buraya gel” diye bağırmaktan gruptakiler tarafından uzunca süre unutulmayacağım kesin.  Hatta beni bir daha ki gezilere alacakları bile şüpheli.  Sıcak ve berat ın ergenlikleri dışında oldukça eğlenceli geçti gezi.  En güzeli denizi görmek oldu. Yüzme bilmem hatta hiç sevmem fakat denizi izlemeyi çok severim.  Dünde her fırsatta denize baktım durdum.  

Bu hafta 1,5 kg verdim hiç diyet vs yapmadan. Sanırım kullandığım ilaçlardan oluyor. Bir hayli iştahımı kestiler. İlaç dedim diye zayıflama hapı vs anlaşılmasın. Sağlık problemlerinden dolayı doktorun verdiği reçeteli ilaçtan bahsediyorum. Annem çiroza döndün diyor. Tabi anneler abartır ama 10 yıldır bu kiloyu görmemiştim. Bende şaşırıyorum aynadaki görüntüme. Her gün gram gram gidiyor. Bakalım ne zamana kadar devam edecek bu. 2 hafta sonra kontrole gideceğim için rahatım şimdilik. Hem kim istemez kilo vermeyi değil mi. Hep zayıflayayım diye hayıflanırdım şimdi ise birşey yapmadan kilolar gidiyor.  

Bir kaç gün önce de büyük bir hata yaptım. Pişmanlıklarıma bir yenisini daha ekledim aferin bana. Bunu atlatmam çok uzun zaman alacak. 

Mutlu huzurlu günleriniz olsun 

Bugün geleceğim için önemli bir adım attım. Kendi işim için ilk imzayı attım. Heyecan var korku var.  Çıktık bir yola hayırlısı artık. Allah utandırmasın 🙂